BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER babil,büyü,büyücüler,insan kurban etmek,human sacrifice,

Diş kurdu büyüsü dinlemek için aşağıdaki link verilmiştir.

1 5 200x300 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

‘’…Babilliler kurbanların onlara büyük güçler verdiğine o kadar inanıyorlardı ki; doğayı ve doğal felaketlerin kontrolü için insan kurban etmekten çekinmiyorlardı!’’

Adsız 4 268x300 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER2 7 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

Babil’de kanun: Göze göz dişe diş yasasıydı.  Özgür bir adamın bir uzvuna zarar verilirse, örneğin gözü çıkarılmışsa, bunun sorumlusu kişinin de gözü çıkarılırdı. Kolu kırıldıysa, bunun sorumlusunun da kolu kırılırdı.

Hekimlik itibarlı bir meslekti ama bugün meslek hatası dediğimiz şey için, o günlerde ödenen bedel oldukça ağırdı.

Eğer bir hekim özgür hastasının sakat kalmasına ya da ölmesine sebep olursa, elleri kesilirdi. Ölen ya da hasar gören bir köleyse: Doktor köle sahibine kölenin ederini ödemeliydi. Hamurabi kanunları sert ve oldukça açıktı.

Heredot: Babil’de çok fazla hekim olmadığını beyan eder. Bu pek şaşırtıcı sayılmaz.

‘’ Bir adam hastalandığında onu kent meydanına yatırırlardı. Bu hastalıktan daha önce mustarip olanlar ya da tanıdıkları bu hastalığı geçirmiş olanlar, hastaya tavsiyelerde bulunurdu. Herkes bunu yapmak zorundaydı. Oradan öylece çekip gidilmesine müsaade edilmezdi.’’

Antik halkların kocakarı ilaçları denilen ilaçlarının üzerinde günümüzde durulmaktadır. Bazı ilaçlar günümüz modern dünyasında hala kullanılır. Göğüs hastalıkları için kullanılan katran suyunun, günümüzde birçok türevi ve taklidi bulunmaktadır. Katran suyu aynı zamanda cilt ve deri hastalıklarına iyi gelen bir maddedir. Eski Babil’in mirasçıları bugün bile katranı tedavi amaçla kullanmaktadır. Katrandan üretilen ilk antiseptik Babil mirasıdır.

Kil tabletlerde yazıldığı üzere telkinle tedavide uygulanmaktaydı. Hekimliğin, cerrahlığın az olduğu yerlerde elbette sahtekârlar çoğalır. Büyücüler de böyleydi. Her yerden büyücüler mantar gibi bitiyordu.

Oldukça nam salmış büyücüler vardı ve onlara çoğu zaman müsamaha gösterilebiliyordu.

Hamurabi kanuna göre: Bir kişi lanet okuduysa ve okuduğu lanet haklı bulunmadıysa, bu suçu işleyen kişi ölümle cezalandırılırdı.  Bir büyü yasadışı mı yoksa yasal olarak mı yapılmıştı?

Kurban kendini nehre atacak eğer nehir kişiyi alıp götürürse, cezasını hak etmiş sayılırdı. Büyüyü yapan kişi, nehirde boğulmak üzere yol alan kurbanın evini ve diğer değerli eşyalarını almaya hak kazanırdı böylelikle. Tam tersi, nehre atlayan kişi, nehirde sürüklenmekten kurtulur ve sağ salim suyun dışına çıkabilirse, tamamen masun olarak kabul edilir, büyüyü yapanın evi ve diğer değerli eşyalarını almaya hak kazanırdı.

3 6 300x225 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

Babil sokaklarının köşe başlarında hastalıklarının tedavisi için yardım isteyen yoksul insanlara, kötü güçler tarafından ele geçirilmiş gözüyle bakılırdı. Hastalığa neden olan mikroplar şeytanlar ve ifritler olarak düşünülürdü. Kansız ve güçsüz bir hastanın vampir bir ifrit tarafından damarlarındaki kanın emildiğine, etin keminin sömürüldüğüne inanılırdı. Bu yüzden ifrit ancak sihir ve büyüyle kaçırılabilirdi.

Büyücü, önce hastayı inceler ve bu illetten hangi şeytanın sorumlu olduğunu tetkik ederdi.  Hastalıktan sorumlu şeytan ya da ifritin saldırı metotları ve nitelikleri üzerinde çalışır, onun adını zikrederek şeytanın gücü ve dikkati dağıtılırdı. Daha sonra gökyüzüne bir kuzgun salınırdı ki, şeytan da onun gibi göklere uçarak zavallı hastayı rahat bıraksın. (Günümüzde Doğu kültürlerinde özellikle Türkiye’nin Güney doğusunda hastalıkları ve kötülükleri alıp götürsün diye kuş salınmakta hatta bunun ticareti yapılmaktadır.)

3 7 300x151 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

hastalık ve tedavi

 

4 6 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

Image: Exorcising Demons of Disease;  From Religious Belief and Practice in Babylonia and Assyria, by Professor Morris Jastrow.

5 5 - BABİL’DE HASTALIK, TEDAVİ/BÜYÜ VE BÜYÜCÜLER

 

Şeytan Çıkarma. Felaket, hastalık şeytanları çıkarma. Babil dini inanç ve uygulamalar.

Diş kurdu Büyüsü.

Bunun yanı sıra şeytan adına bir kurban da kesilebilirdi. Bu kurban yenildiğinde büyücü şeytanın bir sonraki hamlesini anlayarak ona göre tedbir alırdı.

Başka bir metot ise, hastanın balmumundan bir heykelini yaparak şeytanı onun içine girmeye zorlamaktı. Bu başarıldığı takdirde, balmumu heykel nehre atılır ya da yakılırdı.

Metot doğu ve Orta doğu coğrafyasında yaşayanlar için tanıdık gelebilir. Özellikle Doğu kültürlerinde bir büyüyü bozmak için kullanılan iki metot vardır: Biri yakmak, diğeri ise suya atmaktır.  Suya atmak daha çok tercih edilir çünkü büyü yaparken ya da dünya dışı varlıklarla iletişim kurulurken, suyun gücü kullanılır. Çünkü su hayattır ve iletkendir.

Diş ağrıları için uygulanan sihirsel bir tedaviyi de atlamamak gerekir. Büyücüye göre diş ağrısı: Solucan olarak tanımlanırdı.

‘’Solucan gelmiş ve Shamash’ın huzurunda ağlamış ve sormuş: Yemem için bana ne vereceksiniz?

Shamash cevap vermiş:  ‘’Sana kuru kemik ve tahta vereceğim.’’

Solucan itiraz etmiş. ‘’O kuru kemikler bir işime yaramaz. İzin verin dişlerin arasından besleneyim. Beni diş etine yapıştırın. Onun kanıyla besleneyim. Güçlerini emeyim ve kapılarının sürgüsünü kaldırayım.’’

Büyücü bu hikayeyi hastasına anlatırken bir anlamda onu rahatlatır. Reçetesine şöyle yazar:  Birayla sa-kil bitkisini  ve yağı birbirine karıştırın ve bu karışımı dişe sürerek her gün tekrarlayın. Şüphesiz bu uygulama hastanın acısını dindirir. Ve büyücü şöyle der:  ‘’EA yumruğuyla seni ezsin solucan!’’

Diş kurdu büyüsü dinlemek için aşağıdaki linke gidebilirsiniz.

https://www.soas.ac.uk/baplar/recordings/tooth-worm-incantation-read-by-alex-barker.html

 

Babilliler baş ağrısından çok tedirgin olurlardı. Bu tedirginliğin sebebi, baş ağrılarının hummanın belirtisi olmasıdır. Ağrıya sebep olan şeytanların gözünü kan bürümüş, kana susamış korkunç yaratıklar olduğuna inanılırdı. Büyülere göre: bu görünmez yaratıklar Nergal’in soyundandı.

Büyücüler, hastanın başına nemli örtüler sarar yanında kokulu ağaç parçaları yaktırarak onları tedavi ederdi. Bugün bile baş ağrısı çeken insanların, başlarını tülbentle sarması ilginçtir.

Büyücü bu işlemleri yaparken, baş ağrısına iyi geldiği rivayet edilen bir büyü mırıldanırdı. (Etik açıdan bunu paylaşmamayı tercih ediyorum.) İki nehrin birleştiği yerden, su alınır ve bu su hastaya serpilirdi.( Bir zamanlar Dicle ve Fırat nehirleri, birleşmeden ayrı ayrı akarmış. Tarihin bir noktasında, sebebi tam bilinmese de bu iki nehir birleşmiştir. Bugün Şattülarap (Arvand Rūd)denilen yerde, Basra körfezine dökülmeden önce birleşerek akmaya devam ederler.)

Bununla beraber hasta eğer cennet metali, diye adlandırılan (metorit) demire dokunursa oldukça rahatlardı.

Tükürüğün iyileştirici etkisi olduğuna inanılırdı. Bazı kültürlerde dua okunduktan sonra kişinin yüzüne hafifçe tükürülmesi, yolculuğa çıkarken taşa tükürülmesi ilginç bir rastlantı mıdır sadece?

 

(RA’nın gözüne tüküren THOTH. Peygamber soyundan gelenlerin, hastaları iyileştirmek için tükürmesi, İyileştirme, lanetleme, isim vermek için tükürme…)

Tütsü yakmak ve böylece iyi ve kötü tanrılara dualarda bulunmak yaygındı. Tütsünün tapınmada ve büyü ayinlerinde çok önemli yeri vardı.

silindir mühürler ile ilgili görsel sonucu

silindir mühürler ile ilgili görsel sonucu

Kil tabletlerin üzerinde sayısız büyü reçetesi, büyücülüğün Babil’de ne kadar rağbet gördüğünü işaret eden önemli bulgulardır. Bunun yanı sıra, tarihte hiçbir medeniyette Babilliler kadar nazardan ve kendisine büyü yapılmasından korkan bir millet daha olmadığını görürüz. Bunun kanıtı: Sayısız nazarlık ve büyüye karşı korumalar içeren silindir mühürlerdir.

İlgili resim

İlginçtir;  Dini danslar gibi, İlk şiirler de büyülerden korunmak için kullanılmıştır. Şairlerin, ilham aldıkları ruhlar tarafından ele geçirildiğine inanılırdı. Ve bu ruhlar tarafından ele geçirilen şairler şiirler yazardı.

Şiirlerin sihirli etkileri olduğuna inanılırdı. Genç kızların kalbini çalmak için yazılan şiirler, aşk tanrı ve tanrıçalarını davet eden büyülerdi. Yergiler, kötü ruhları, yerilen kişiye zarar vermek için söyleniyordu.

Müziğinde sihirsel güçleri harekete geçiren bir etkiye sahip olduğuna inanılırdı. Müzisyenler ve şairler o dönemde altın çağlarını yaşamışlar ve toplumda itibar gören, nüfuslu kimseler olmuşlardır.

Babil’de büyük felaket ve yangınları önlemek için hayvanla kadar insanlarında kurban edildiği, İncil’de geçmektedir. Babilliler kurbanların onlara büyük güçler verdiğine o kadar inanıyorlardı ki; doğayı ve doğal felaketleri kontrol etmekte insan kurban etmekten çekinmiyorlardı!

 

Kaynak / Source: http://www.bible-history.com/babylonia/BabyloniaBabylonian_Gods00000027.htm

https://www.ancient.eu/babylon/

 

2 Comments

  1. vedii 18 Mart 2018
    • admin 18 Mart 2018

Leave a Reply