Halil Cibran. Hayatındaki önemli insanlar ve aşkları.

Halil Cibran. Hayatındaki önemli insanlar ve aşkları. Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları.

 Yazının ilk bölümü için aşağıdaki linki tıklayınız

 

Cibran’ı Cibran yapan adam Fred Holland Day.

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları.

Cibran’ın merakı, tiyatro, opera ve sanat  galerilerinin zengin dünyasının kapılarını ona açacak Boston’ın kültürel ortamıyla tanıştırdı onu. Çevresindeki kültürel manzaraların yarattığı heyecana dolan delikanlı sanatsal çizimleriyle yerel okullardaki öğretmenlerinin ilgisini çekti. Öğretmenleri onda sanata adanmış bir gelecek görüyorlardı.

Bu nedenle Boston’lı fotoğraf sanatçısı ve sanat hamisi Fred Holland Day ile temasa geçtiler. Bu adam Cibran’ın ileride ünlü bir sanatçı olmaya varacak yola girmesine ön ayak oldu.

Fred Holland Day  - Halil Cibran. Hayatındaki önemli insanlar ve aşkları.

Fred Holland Day

Cibran 1896’da Fred Holland Day ile tanıştı ve ondan sonra Day’in sıra dışı sanatı ve Boston sanat çevresi temasları sayesinde Cibran’da çevresinde tanınmaya başladı.

Day Cibran’ın Yunan mitolojisi, dünya edebiyatı, çağdaş yazın ve fotoğrafla tanıştırıp, kendi ifadesini bulmaya teşvik etti

Day’in özgür eğitimi ve kalıpların dışındaki sanatsal keşiflerinden etkilenen Cibran kendini gerçekleştirmek ve özgünlük adına sıra dışı olanı özgürce savunmayı benimseyecekti.. Day, Cibran’ın eğitimiyle ilgilenmeyi ve yoksulluk yaşamış olan Cibran’ın  özgüveninin yükselmesinde önemli bir rol oynadı. Tahmin edileceği üzere Cibran kendisine öğretilen her şeyi hemen öğreniyordu.

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları

Josephine Peabody. İlk aşk. İlk hayal kırıklığı.

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları.

Fred Holland Day’in bir sanat sergisi sırasında Cibran, Josephine Peabody adındaki bir kadının resmini çizdi. Tanınmamış bir şair ve yazar olan bu kadına sonraları aşık olup evlilik teklifinde bulunacak ama ne yazık ki reddedilecekti. Aşk konusunda yaşayacağı hayal kırıklıklarının ilki olacaktı bu.

 Cibran tanınmaya başlıyor.

Cibran’ı, eskiz ve çizimlerini geliştirmeye sürekli teşvik eden Day, onun resimlerini 1898’de kitap kapakları olarak yayınlamasına da aracılık etti. O zamanlar Cibran, Day’in desteği ve teşvikiyle kendi tekniğini ve üslubunu geliştirmeye başlamıştı. Yavaş yavaş Boston çevrelerine girdi ve sanatsal yetenekleri sayesinde erken yaşta tanındı.

Lübnan’a dönüş.

Ne var ki ailesi, erken yaşta gelen bu başarının gelecekte başına sorunlar açabileceğine karar verdi. Ailesinin bu kararını onaylayan genç sanatçı eğitimin tamamlamak ve Arapça öğrenmek üzere Lübnan’a döndü.

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları.

 Lübnan’da eğitim.

Cibran 1898’de Beyrut’a vardı. İngilizcesi ve Arapçası zayıftı hatta Arapçayı ne okuyabiliyor ne de yazabiliyordu ama akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Arapçasını geliştirmek için ‘’El Hikme’’ okuluna kaydoldu. Asi ve bireyci bir doğaya sahip olan Cibran dar kapsamlı müfredata karşı çıktı. Arapça edebiyat üzerine çalıştı.

Cibran’ın üslubundan ve yazımından çok etkilendiği Arapça İncil’e daldı. Bu etkileniminin yansımaları ileride eserlerinde görülecektir.

Arapça öğretmeni onda ‘’ sevgi dolu ama kontrollü bir kalp, kabına sığmayan bir ruh, asi bir zihin ve gördüğü her şeyle dalga geçebilen bir göz’’ olduğunu söylüyordu. Ne var ki, okulun katı disiplinli havası, göze batacak şekilde dini vecibelerini aksatan, dersleri asan ve kitaplara eskizler çizen Cibran’ın hoşuna gitmedi.

 

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları

Josephine Peabody ile mektuplaşmalar.

Halil Cibran’ın hayatı ve aşkları.

Bu arada 24 yaşındaki Boston’lı güzel Josephine Peabody genç adamdan etkilenmişti. Day’in bir sergisi sırasıda dikkatini çeken bu kadına Cibran bir eskizini adamıştı. Lübnan’da kaldığı sırada bu kadınla mektuplaşmaya başladı. Çok geçmeden aralarında duygusal bir ilişki gelişti ve mektuplaşmayı sürdürdüler, ta ki Josephine Peabody Cibran’ın evlilik teklifini reddedip 1906’da bir başkasıyla evlenene değin.

 Kardeşinin ve annesinin hastalığı ve Cibran’ın tekrar Boston’a dönüşü.

Üvey ağabeyi ölen Cibran, kız kardeşi Sultana’nın hastalığını duyar duymaz 1902’de Boston’a döndü fakat geç kalmıştı. Kardeşi 14 yaşında gözlerini hayata yummştu. Cibran ailesini çok severdi. Daha kötüsü annesinin kanseri ilerledi ve kadın aynı ayın Haziranında vefat etti. Bu olay üzerine Cibran bayıldı ve ağzından kan geldi.

Yazının devamı yakında.

Yazının ilk bölümü aşağıdaki linktedir. Okumak isterseniz tıklayınız.

 

Leave a Reply