Roman Bölümleri-Melek Günlükleri/Babil Büyüsü.2

Online kitap oku, Online polisiye kitap oku

Roman Bölümleri-Melek Günlükleri/Babil Büyüsü.2

melek günlükleri ana görsel 300x169 - Roman Bölümleri-Melek Günlükleri/Babil Büyüsü.2

Fotoğrafların üstüne yapıştırılmış sarı renkli not kâğıtlarında yazanları sayısız kez okumaktan mı, yoksa gördüğü vahşetten mi, bilemeden, gözleri kararmaya başlamıştı. Midesi çalkalanıyordu. Dudakları arasında tutup zaman zaman ısırarak destek aldığı sigaranın yardımı buraya kadardı anlaşılan. Ama karşı koyacaktı. Başının dönmesi işlerini zorlaştırsa da, inatla sürdürdü bedenine karşı mücadelesini.

Online kitap oku, Online polisiye kitap oku

Ayağa kalktı ve yakınında ki banyoya giderek yüzünü soğuk suyla yıkadı. Aynaya baktı. Kan çanağına dönmüş yeşil gözleri daha fazla bu görüntülere ve uykusuzluğa katlanamayacağını anlatmaya çalışıyordu sanki. İçinden aynayı parçalamak geçti. Eline aldığı havluyla yüzünü silmekle yetindi. Hemen yatak odasına döndü tekrar ve bu kez sigarasını yaktı. Çakmağı yanı başında duran komodine fırlattı ve gece lambasına çarpan çakmağın sesine aldırmadan kaldığı yerden bakmaya devam etti fotoğraflara.

Aradan yarım saat geçmişti ki bir sigara daha yaktı. Polis arşivlerinde yaptığı araştırmalarda da, daha önceleri vuku bulan benzer bir cinayete rastlamadığı geldi aklına. Dudağının altında o huzursuz çizgi oluştu tekrar.

ADAMIN YARISI BİLE YOK!

‘’Adamın yarısı bile yok!’’ diye yineledi bir kez daha. İşkenceler tarihi kitapçığının sayfalarına bakarken, bir yandan, suçlunun mu yoksa suçluyu cezalandıranların mı daha cani olduğunu düşünmekle meşguldü aklı.

Bu vahşetin, kurban öldürüldükten sonra gerçekleşmiş olduğunu söylemişti adli tabiplik. Sanki dedektifin bilmediği bir şey açıklar gibi bir havaya girip; bir de ekleme yapmıştı:

‘’Kalp atarken yapılsaydı eğer, kalp halen kan pompaladığından her yer kana bulanırdı.’’ Bu kadar düzgün bir şekilde vücudun ikiye ayrılmasını ise, insanın simetrik yapısına bağlıyorlardı uzmanlar. ‘’Lazerle yapılmış bu iş.’’ diye bir fikir öne sürmüştü birisi, pis pis sırıtarak. Melisa, ona, yüzünde tek bir mimik bile oluşmadan birkaç saniye bakmış, adamın yüzündeki iğrenç sırıtışın hızla yok oluşunu seyretmek gerçekten zevk almıştı. Bundan da kimseye bahsetmeyecekti.

melek günlükleri 1 1 300x221 - Roman Bölümleri-Melek Günlükleri/Babil Büyüsü.2

Erkek kurbanın cinsel organının kesilmemesini anlaşılmaz bir şekilde rahatlayarak karşılayan ortağı Faroz’a da aynı şekilde bakmıştı Melisa.  Hasta mısın, diye sormaktan kendini zor alıkoymuş, onun siyah ve geriye taranmış adeta bir Valentino özentisi, jölesi bol saçlarına bakmakla yetinmişti .

Kurbanın kimliği henüz bilinmiyordu. Cani ya da canilerden kalan parmak izi yoktu.

 Kendilerini katil ya da katillere götürebilecek ipuçları:

Uzunluğu  yirmi, boyu beş santimetre dikdörtgen, fırınlanmış kil levha üzerine çizilmiş tuhaf şekiller, bir tas., karelere bölünmüş, kendini bir düzen içerisinde tekrarlayan, duvara çizilmiş kelimelerdi yalnızca.

Kelimelerin gayet okunaklı ve hiçbir telaşa yer vermeyen düzgünlükte yazılmasından, katilin vaktinin bol olduğunu, belki de olay yerine daha evvelden gelip, bu sahneyi önceden hazırladığı sonucunu çıkarmışlardı. Bunu ilk gördüğü an herkesten önce anlamıştı Melisa. Sanki içine doğmuştu.

Yine tuhaf şekillerin bulunduğu kilden yapılmış bir tası da ilk kendisi fark etmişti. Bulabildiklerinin hepsi bunlardı işte. Hepsi kurbanın yanı başında. Görülsün istiyor katil. Bilerek bırakıyor. Delil falan değil bunlar. Katilin gösterisi! Bir eserin kenar süsleri,  bir mesaj…

Devam edecek….

Romanın birinci bölümü için aşağıdaki linke tıklayınız.

Leave a Reply