Halil Cibran. Hayatın ilerisinde ‘Ermiş’ bir yazar

Halil Cibran. Hayatın ilerisinde ‘Ermiş’ bir yazar

Halil Cibran

 

Halil Cibran hayatı

6 Ocak 1883, Beşare-Lübnan, Halil Cibran doğar. Marunidir ailesi( Hıristiyanlığın bir mezhebi) fakat Cibran daha sonraları şöyle söyleyecektir:  ‘’Kalbimin bir yarısında İsa, diğer yarısında Muhammed oturur.’’

Yaşamının daha sonraki bölümlerinde Cibran şahit olduğu dinsel bağnazlığı, zulmü ve gaddarlıkları ortadan kaldırmak için değişik mezhepleri birleştirme amacı güdecektir.

Halil Cibran

Annesi Kamile Rahme üçüncü kocası Halil Cibran’dan Cibran’ı dünyaya getirdiğinde otuz yaşındaydı. Kocası ileride aileyi yoksulluğa tek edecek sorumsuz bir adamdı. Cibran  kendisinden altı yaş büyük Peter, Marianna ve Sultana adlı üvey kardeşlere sahipti. Cibran ailesine derinden bağlı biriydi. Güçlü bir kadın olan annesi Kamile ileride Amerika’ya göç ettiklerinde ailesine tek başına bakmıştır.

Yemyeşil otlarla kaplı Bişerri bölgesinde büyüyen Halil Cibran yalnız, düşünceli ve dalgın bir çocuktu. Çağlayanlar, sarp kayalar ve yeşil çayırların süslediği doğal bir çevre onun yazılarında ve çizimlerinde dramatik ve sembolik etkiler bıraktı.

Ailesinin yoksulluğu sebebiyle resmi bir eğitim alamayan Cibran bir köy papazına düzenli ziyaretlerle eğitim hayatına adım attı. Papaz öğrencisine Süryanice ve Arapça dillerinin yanı sıra dinin temel esaslarını ve İncil’i öğretiyordu. Cibran’ın meraklı ve uyanık mizacının fakına varan papaz ona alfabenin ve dilin esaslarını öğretmeye başladı ve dil, tarih, din ve bilim kapılarını açtı.

 ABD’ye  Göç (1895-1898)

Halil Cibran sekiz yaşındayken babası vergi kaçırmakla suçlanıp hapse atılırken, yetkililer evlerine el koydu.

Aile bir süre akrabalarla yaşamaya başladı. Daha sonra güçlü bir karakter olan anne onların Amerika’ya göç etmesini sağladı. Cibran’ın babası serbest kaldığında, tereddütte kaldı ve Amerika’ya gitmedi, Lübnan’da kaldı. Cibran ailesi Boston’a yerleşti. Burada seyyar satıcılık yapar annesi. Cibran için yeni bir yoksulluk dönemi başlamıştır. Burada geçirdiği ilk yılların acısı hayatında silinmez bir iz bırakacaktır.

Ne var ki o, çocukluk anılarını zihninde yeniden canlandırarak, sefalet ve hakaretlerle dolu olumsuz yaşam koşullarından ruhen de olsa bir nebze uzaklaşacaktır. Bununla birlikte yoksul göçmen bölgelerindeki hayır kurumları göçmen çocuklarının sokaklardan kurtulup yerel bir okula devam etmelerine imkan sağlıyordu.

Ailenin eğitim alan tek çocuğu Cibran olacaktır. Maddi sıkıntılar  ve kız çocuklarının adetler üzerine okutulmaması Cibran’da derin izler bırakmıştır. Yaşamın sonraki evrelerinde Cibran kadınların özgürlüğü ve eğitimi davasının öncülerinden biri olacak ve güçlü iradeli, entelektüel ve bağımsız kadınları çevresinde toplayacaktır.

Annesinin Cibran üzerinde etkisi ve edebiyat dünyasıyla tanışma.

Okulda yaptığı çizimler ve eskizlerle öğretmenlerinin dikkatini çeker Cibran. Annesinin sıkı çalışması sonucu ailenin mali durumu iyileşmeye başlar ve bir dükkan açarlar. Kardeşler burada çalışıyordur artık. Cibran toplumdan uzaklaşmaya ve derin düşünceler dalıyordu bu dönemler. Annesi içine kapanık oğlu için endişeleniyordu.  Onu maddi ve manevi açıdan desteklemeye devam etti. Annesinin serbestliği oğlunun sosyal yaşama katılmasına, sanat ve edebiyatın dünyasını keşfetmesine olanak tanıdı.

Halil Cibran

Halil Cibran ve ilk eseri.

Cibran’ın ilk İngilizce kitabı Deli (The madman) 1918 yılında yayınlandı ve olumlu eleştiriler aldı. Eleştirmenler onun Doğu ve Batı arasında köprü olması  bakımından ünlü Hint yazar Tagore ve İngiliz şair William Blake ile kıyaslıyordu. Bizzat kendisinin yaptığı illüstrasyonlarla meseller anlatan bu  kitapta, Nietzche, Jung ve Tagore’un etkileri açıkça görülüyordu. Deli kaitabıyla Cibran’ın popülaritesi artmaya başladı. Ne ironiktir ki, Amerika’da gördüğü ilgiyi, Arapça yazdığı eserlerle Arap dünyasında görememiştir  Cibran. Bu durum 1923 yılına kadar böyle sürmüş, o yıl çaşitli yerel ve göçmen Arap derglerine yazdığı makaleler sayesinde  Arap dünyasında sarsılmaz bir üne kavuşmuştur.

Halil Cibran

Ermiş.

Halil Cibran

Nihayet uzun bir süredir üzerinde çalıştığı eser, Ermiş, 1923’te yayınlandı ve Amerika’da mütevazı bir başarı elde etti. Ermiş’i en büyük başarısı olarak gören Cibran şöyle demişti:

‘’ Lübnan’da bu eseri ilk kez yazmayı tasarladığımdan beri, bir tek günüm bile Ermiş’siz geçmedi. Kitap benim bir parçam haline gelmiş gibiydi. Metni yayıncıma teslim etmeden önce tam dört yıl elimde tuttum. Çünkü emin olmak istedim. Her kelimenin hakkını verdiğime emin olmalıydım.’’

Halil Cibran hakkında yazılacak daha çok şey var aslında fakat onun şu son sözüyle satırlarımızı bitirmek daha iyi olur diye düşündüm.

‘’Şehir surlarının içinde bir ev inşa etmeden evvel, yabanda hayallerinizden bir çardak kurun. Zira nasıl alacakaranlığınızda yuvaya dönüyorsanız, aynı şekilde içinizdeki avare de öyle; daima uzakta ve yapayalnız.’’ H.Cibran (Ermiş adlı eserinden alıntıdır.)

 

Leave a Reply